Fundamental Physics Prize Töreni



Önce Temel Fizik Ödülleri (Fundamental Physics Prize) nedir, kısaca anlatayım.
Hikayemiz Yuri Milner isimli bir abinin üniversitede (Moscow State University) teorik fizik okumasıyla başlıyor. Mezun olduktan sonra Yuri USSR’da (Union of Soviet Socialist Republics) araştırmacı olarak çalışmaya devam ediyor. Ta ki fizikte kendi kendisini hayal kırıklığına uğrattığını söyleyip Amerika’ya giderek Pensilvanya, Wharton School of Economics’de okumaya karar verene kadar. Yuri’nin girişimcilik hikayesi işte böyle başlıyor.  Sonrasında ise gelsin paracıklar, 100 milyon dolarlık evler…Yuri dünyanın en zengin adamlarından biri oluyor.
Çok zengin bir adam olduğunuzda ben kafama göre birilerini seçeceğim, onlara ödüller vereceğim diyebiliyorsunuz  işte Yuri Milner’da 2012 yılında Temel Fizik Ödüllerini (Fundamental Physics Prize) böyle başlatıyor.
 Temel Fizik ödüllerinin Nobel Ödüllerinden en önemli farklarından biri kazanmak için teorinizin kanıtlanması gerekmiyor! Üstelik büyük ödül tam 3 milyon dolar! Yani Nobel ödüllerini üçe katlıyor!

2012’de kazananlar telefonla arandıklarında karşı taraftan “…. milyon dolarlık Temel Fizik ödülünü kazandınız. Kabul eder misiniz?’’ diye sorulduğunda bunun bir şaka olduğunu düşünmüşler . 
Her yıl ödül alanlar bir sonraki yılın kazananlarını seçme kurulunu oluşturuyor. Velhasılıkelam Temel Fizik Ödülleri hikayesi işte bu şekilde başlıyor.
Dün Cenevre’de düzenlenen 2. Temel Fizik Ödülleri seromonisine annemle (kendisi de bir fizikçidir.) beraber katılma fırsatı buldum.

Yolda ödülün yapılacağı konferans merkezine doğru giderken kafamda nasıl bir törenle karşılaşacağımıza dair fikirler vardı ama açıkçası henüz 1 yaşında olan bu ödül seromonisinin bu kadar şaşalı olmasını beklemiyordum!

Formal giyinme zorunluluğu olduğundan smokinleri ve çoğunlukla siyah şık elbiseleri içerisinde bir sürü insan kokteyl alanında gelip giden garsonların ellerindeki tepsilerden ufak tefek kanepeleri ve çöp şişlerdeki et, tavuk parçalarını mideye indirip ikram edilen köpüklü şaraplar eşliğinde konferans salonunun açılmasını bekliyordu. 



İş çıkışı yemek yemeden gittiğimizden gelip giden garsonlardan aldığımız bir kaç küçük kanepe ile açlığımızı yatıştırmaya çalışıp bir yandan etrafı izliyorduk biz de anne-kız.



                           


Fizikçiler yoğunluktaydı. Ben bu kadar fizikçiyi hiç bu kadar şık! görmediğimi düşündüm. Normalde CERN’de en salaş hallerimizle arzı-ı endam ettiğimizden bu durum bayağı komiğime gitti.

Kapılar 20:30 civarında açıldı ve her tarafı yıldızlarla dolu konferans salonuna geçtik. Ön kısımlar rezerve edildiğinden boş olan koltuklardan sahneyi gören iki tane seçip yerleştik.



Program Denis Leonidovich Matsuev‘in müthiş piyano dinletisiyle açıldı. Daha sonra Morgan Freeman sahneye çıktı ve programı sunmaya başladı. Morgan Freeman’ın siyah smokini ve küçük altın halka küpeleriyle inanılmaz karizmatik olduğunu da eklemeden geçemeyeceğim.



Geçen yıl ödül kazananlar sahneye davet edildi ve konuşmalarını yaptılar. Genel olarak herkes ödülü almaktan ne kadar mutlu olduğunu, ilk haber aldıklarında nasıl şaşırdıklarını söyleyip ailelerine teşekkür ettiler.
Gecenin en soluk kesici kısımına geliyoruz: Bir anda tüm salon karardı ve salonun çeşitli kısımlarına yerleştirilmiş dev ekranlarda geçmişte yapılan bir Stephen Hawking röportajı gösterilmeye başladı.

Son kelimeler salonu doldururken: ‘’But in my mind, I’m free’’, her ne kadar karanlık olsada sahnede bir takım hareketler farkedince ‘’Acaba?’’ dedim. Morgan Freeman Stephen Hawking’in ismini söylediğinde hala inanamıyordum! Stephen Hawking Temel Fizik -özel- ödülünü kazanmıştı ve ödülünü almak için oradaydı!

Stephen Hawking konuşma sentezleyicisi yardımıyla ‘’Can you hear me ?’’ dediğinde salondaki bir anlık sessizliğin ardından herkes ‘’Yes’’ diye bağırdı. Deneysel olarak kanıtlamak imkansıza yakın olduğu için hiç bir zaman Nobel alamayacak teorisi ile bu ödülü kazandığı için jüri’ye teşekkür ederek konuşmasına başladı ve kısaca teorisinden bahsetti. Konuşması bittiğinde insanoğlunun ne kadar güçlü olabildiğini düşünüyordum…


Sonrasında LHC (Large Hadron Collider) ile ilgili bir video gösterildi. Diğer özel ödül paylaştırılmak üzere CERN- LHC’nin liderlerine verilmişti. Sahneye çıkıp ödüllerini aldıktan sonra Denis Leonidovich Matsuev tekrar bir kaç parça çaldı ve canlı olarak Charlie Rose’a bağlanıldı.
Charlie Rose her bir ödül sahibine kendisine has sorularından sordu.

Frontiers ve new horizons ödülleri de verildikten sonra program Sarah Brightman’ın canlı performansıyla devam etti fakat ses sistemi düzgün ayarlanamamıştı ve ses çok yüksekti.
Bu yılın temel fizik ödülünü kazanan Alexander Polyakov’un da ödülünü almasıyla program bitti.

Gecenin en akılda kalan kısmı şüphesiz Stephen Hawking’in  bizlere o "Can you hear me?" diye sorduğu andı!
"Can you hear me?" videosu:


2013 Temel Fizik Ödülleri kimlere gitti öğrenmek istiyorsanız bir tık'a ihtiyacınız var : Tık!


4 yorum:

  1. Güüül, ilk yorumuma ne yazsam bilemiyorum, nasıl ki sen ilk yazında zorlandın, aynı işte:p Gülsen Teyzemin saçları çok güzel olmuş diyeyim ve bitireyim:) Hıı bir de, sen niye hayal kırıklığına uğramadın bu fizikte ve ekonomi okumadın ve zengin olup bize ödüller dağıtmadın diye sormak istiyorum:) Bana ne ödülü versenki acaba...;)

    YanıtlaSil
  2. hahahahha ummuuuum ben ve ekonomi, yanyana hic iyi durmadii gibi :) Muck!

    YanıtlaSil
  3. Şuan havalara uçuyorum ! Burada bir fizikçi görmek aman yarabbim ! Umarım heyecanımı mazur görürsünüz ve sizden bir mail adresi talep etsem çok mu olurum ?

    YanıtlaSil
  4. Hosgeldiniz! Evet ben de rastlamadim henuz bir fizikciye :) baykusunnotlari@gmail.com a atabilirsiniz e-maili.

    YanıtlaSil