Bundan böyle bloğun bir baykuşu olacak. Gittiğim yerlerde baykuş hanımın baş rolde olduğu fotoğraflar çekeceğim ve buraya ekleyeceğim. Bu da bu konseptin ilk yazısı :)
Yazının şarkısı da bu olsun.
Yarın annem Adana'ya dönüyor ne yazık ki... Biz de kalan son günümüzü iyi değerlendirelim dedik ve Saleve'in yolunu tuttuk.
Saleve Fransa'nın Haute-Savoie bölgesinde, Alp'lerin hemen öncesindeki bir dağ, Cenevre'nin balkonu olarak da biliniyor. Biz bugün Saleve'in doğu kanadına gittik. Arabayla belli bir yüksekliğe kadar çıkıp sonrasında yürümeye başladık.
Bakın 1215. metrede kim poz verdi:
Saleve eteklerinde tek tük evler de vardı. Siz böyle bir dağın başında, bu harika manzaraya karşı tek başınıza yaşamak ister miydiniz?
Evet neredeyse Nisan'ın ortasına geldik, fakat Cenevre bize bu bahar hep gri, asık suratını gösterdi. Bugün uzun zamandır ilk kez güneşi selamladık. E tabii haliyle zirvelerde bayağı kar vardı.
İşin garibi bizim yürüdüğümüz yerlerde karlar erimiş olsa da hala bir sürü kardelen arz-ı endamdaydı.
Bizi bir de süpriz bekliyordu; Cenevre'yi izleyeceğimiz tepeye doğru yürürken yamaç paraşütçüleriyle karşılaştık.
Güneş batmaya başlarken hedefimize ulaştık. Ufak bir tepenin hemen ardından Cenevre o ünlü fıskiyesi ile ayaklarımızın altındaydı.
Güneşin batmaya başlamasıyla hava da bayağı soğudu. Hem üşüdüğümüz için hem de virajlı dönüş yolu biraz gözümüzü korkuttuğundan, azıcık Cenevre manzarası izleyip, doyamadan arabaya döndük.
Gün bitmesine bitti ama benim aklım o tepe'de kaldı...



