Botanik - Deniz Anası, Gelincik ve diğerleri

Oturduğumuz küçük Fransız kasabasında Botanik isimli bir dükkan var.
Ben çok bunaldığım, içimi gıpgri bulutların kapladığını hissettiğim, yaşama sevinci yokluğu çekmeye başladığım bazı günlerde Botanik'e gidip yenileniyorum. Çünkü bu dükkan bana hayatta güzel şeylerin olduğunu, doğanın her şeye ama her şeye rağmen bir şekilde yoluna devam edeceğini, çiçeklerin yine açacağını, kuşların tekrar öteceğini hatırlatıyor! Peki neler mi var bu Botanik'te? Gelin beraber bakalım:


Bir kere rengarenk, misler gibi kokan bir sürü çiçek var! Sadece şu çiçekler bile insana yaşama sevinci depolamıyor mu? Ben aralarında yürümeyi, küçücük detaylarını, yapraklarındaki incecik damarlarını incelemeyi çok seviyorum ve her birine ayrı ayrı hayran kalıyorum!


Sonra akvaryum bölümü var. Lepistesler, betalar, japon balıkları... Deniz anaları korkulu rüyamdır. Bu yüzden deniz analarının çoğaldığı mevsimlerde denizi onlara terkederim. Ayak parmağımı dahi denize sokmam. Bu fotoğraflarda gördüğünüz deniz anasına ise tek kelimeyle h-a-y-r-a-n kaldım! Bildiğin neon pembe! Tabii koynuma alıp yatacak değilim ama bu rengine ve beneklerine aşık olmama engel değil!


Pet shoplarda kedi, köpek satılmasına karşıyım! Türkiye'de de yasalar ile engellenmesini istiyorum. Türkiye'ye geldikçe ve küçücük kafeslerde, pis şartlarda, sevgiden yoksun yaşayan kedileri, köpekleri gördükçe çok üzülüyorum. İsviçre'de ve bildiğim kadarıyla Fransa'da pet shoplarda kedi, köpek satılması yasal değil. Hiç görmedim. Gerçi kuşları bile kafeste görmek hoşuma gitmiyor... Hoş bu kuşlar tamamen kafeslerde doğup büyüdüklerinden doğaya salındıklarında başlarının çaresine bakamıyorlar.

Kedi, köpek yok ama bu güzel gelinciği doğal hayatından uzakta, küçük bir kafesin içinde kıvrılmış uyurken görünce kötü hissediyorum. Uzun süredir orada yaşıyor. Sırf insanız, onlara göre bir takım avantajlarımız var diye hayvanlara böyle bir esaret hayatı yaşatmamız çok acımasızca!

İşte benim sığınaklarımdan biri de bu Botanik...Canım sıkkınken gidip, içinde biraz dolaşıp hiç para harcamadan yenileniyorum! 

Hamiş: Fransa'da gelincikler koruma altında. İki yıl önceki ev sahibim söylemişti. Evine bir gelincik girmiş ve mobilyalarını kemiriyormuş. Korkutup kaçırmaya çalışıyordu. Artık Türkiye'de de hayvan hakları konusunda ciddi adımlar atılsa çok iyi olacak! Oysa hala güzel ülkemin sokaklarında hem de Ramazan ayında köpekler zehirleniyor, küçük cansız bedenleri çöp konteynırlarına atılıyor...