Uzun lafın kısası bizim tayfa geçtiğimiz Cumartesi Annecy'ye gittik. Cenevre semalarında güneşten uzak yaşaya yaşaya iyice beti benzi atan bedenlerimiz birazcık güneş görsün, gölde yüzer, yorulunca çimlere yayılırız dedik. Evrene güzel enerjilerimizi gönderdik. Gönderdik de, Evren, Enerji, Secret, Falan ve de Fistan beni çok büyük hayal kırıklığına uğrattı! Daha havlularımızı sererken arının teki geldi, o kadar insanın içinde bacağımın orta yerinden soktu. Böyle bir acı yok. Sinsi, durup durup kendini tekrar hatırlatan bir acı. Neyse öyle sakatoş sakatoş suda bir iki kulaç attım.
Biz tamamen 'Hava güzel, hadi Annecy'ye gidelim.' diye yola çıkmış, gelişine göre yaşayan bir grup insandık. Fakat hayat planlarını yine bize hiç bir şey sormadan yapmıştı. Tam çimlerde yayılmış keyif çatıyorken 'Bugün Annecy festivali var. Lütfen çimleri, gölün etrafını boşaltın' mealinde anonslar geçilmeye başladı. Peki dedik. Hayat bizi neden yoruyorsun? dedik. Kalktık şehir merkezine doğru yürüdük. Bu arada da bol bol fotoğraf çekildik. Siyah beyaz fotoğraflar tarafımızdan evrene gönderilen ve evrenin yanlış algıladığı enerjiye, renkli olanlar ise her zaman her yerde eğlenebilite kapasitemize göz kırparak bu postta yerlerini aldılar.
Hepinize gönderdiğiniz enerjinin evren tarafından doğru algılandığı bir hafta diliyorum :)
* Nietzsche Ağladığında- Irvin D. Yalom


